
Emtia piyasalarında barış umudu fiyatlamalara yön verdi
Geçtiğimiz hafta Orta Doğu'da kalıcı barış beklentisi başta petrol olmak üzere pek çok emtiada risk primini azaltırken, ABD istihdam verileri ve ürün bazlı arz-talep dinamikleri de fiyatlamalarda belirleyici oldu.
Barış iyimserliği enerji piyasalarını rahatlattı
Emtia piyasalarında geçen hafta fiyatlamalar büyük ölçüde jeopolitik gelişmelerle şekillendi. ABD ile İran arasında savaşı sona erdirebilecek bir anlaşma umudu, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan enerji sevkiyatlarındaki risk primini azalttı. Bu iyimserlik, petrol fiyatlarının sert gerilemesine yol açtı ve enerji kaynaklı enflasyon baskılarının hafifleyebileceği beklentisini güçlendirdi.
Analistler, Orta Doğu’da sağlanabilecek kalıcı barışın yalnızca petrolü değil; navlun, gübre ve diğer emtia maliyetlerini de olumlu etkileyebileceğine dikkat çekti. Bununla birlikte ABD’de açıklanan makroekonomik veriler, piyasanın bir diğer önemli gündem maddesi oldu.
ABD istihdam verileri faiz beklentilerini etkiledi
Nisan ayı tarım dışı istihdamı 115 bin kişilik artış gösterirken işsizlik oranı yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı. Ortalama saatlik kazançlar aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda ise yüzde 3,6 yükseldi. Bu tablo, iş gücü piyasasının direncini koruduğuna işaret ederken, ücret artışlarındaki sınırlı seyir enflasyon endişelerinin kontrol altında tutulabileceği yorumlarını destekledi. Analistler, verilerin ekonomide sert yavaşlama korkularını sınırladığını ancak Fed'in faiz indirim beklentilerini tamamen ortadan kaldırmadığını belirtti.
Değerli metallerde paladyum dışında yükseliş
Petrol kaynaklı enflasyon riskinin azalması ve dolar endeksindeki zayıflama, paladyum hariç değerli metallere alım getirdi. Analistler, ABD-İran anlaşmasına yönelik iyimserliğin enerji fiyatları üzerinden faiz artışı endişelerini hafiflettiğini vurguladı. Ons bazında gümüş yüzde 6,5, platin yüzde 3,6 ve altın yüzde 2,2 değer kazanırken, paladyum yüzde 2,3 düşüşle negatif ayrıştı.
Bakır öncülüğünde baz metaller karışık seyretti
Baz metallerde jeopolitik rahatlama ve zayıf doların desteğine rağmen ürün bazlı arz-talep farklılaşmaları etkili oldu. Yapay zeka, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji gibi alanlardan gelen yapısal talep beklentisiyle bakır fiyatları yüzde 5,4 artışla en güçlü performansı gösterdi. Çinko yüzde 2,6, alüminyum yüzde 1,9 ve kurşun yüzde 1,1 yükseldi. Öte yandan Endonezya kaynaklı arz fazlası endişeleri nikelde yüzde 2,4’lük gerilemeye neden oldu.
Brent petrol sert düştü
ABD ile İran arasında ateşkes ihtimalinin güçlenmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki arz risklerini büyük ölçüde fiyatlardan sildi. Haftalık bazda Brent petrol yüzde 8,1 değer kaybederken, doğal gazın İngiliz termal birimi cinsinden fiyatı yalnızca yüzde 0,3 yükseldi. Analistler, diplomatik ilerleme haberlerine bağlı olarak petrol fiyatlarında dalgalanmaların sürebileceğine dikkat çekti.
Tarım emtialarında ürün bazlı ayrışma
Tarım vadeli işlemlerinde arz ve talep dengesindeki farklılıklar öne çıktı. Chicago Ticaret Borsası’nda pirinç yüzde 8,7, soya fasulyesi yüzde 0,3 değer kazanırken; buğday yüzde 2,8 ve mısır yüzde 1,9 geriledi. ABD’de ekimlerin beş yıllık ortalamaların üzerinde seyretmesi tahıl fiyatlarını baskıladı. Kakao, kısa pozisyon kapatmaları ve Batı Afrika’daki üretim endişeleriyle yüzde 17,9 gibi sert bir yükseliş kaydetti. Brezilya’da 2026‑2027 sezonu kahve rekoltesinin yüzde 11,5 artmasının beklendiği haberleriyle kahve yüzde 4,3 düştü. Pamuk yüzde 0,6 artarken, şeker yüzde 1,7 geriledi.
FAO küresel gıda fiyat endeksi ise nisanda aylık yüzde 1,6 artarak 130,7 puana yükseldi. Yükselişte bitkisel yağ fiyatları belirleyici olurken, tahıl fiyatlarındaki artış sınırlı kaldı.
Editörün Analizi
Jeopolitik iyimserlikle petrol fiyatlarındaki sert gerileme, enflasyon ve faiz beklentilerini şekillendiren ana unsur olurken, ABD istihdam verilerinin dirençli ama ücret artışlarının sınırlı kalması Fed'in faiz indirim döngüsüne dair temkinli iyimserliği canlı tuttu. Değerli metallerde düşen enerji maliyetleri ve zayıf doların desteğiyle paladyum dışında geniş tabanlı alımlar görülürken, bakır yapısal talep hikayesiyle baz metaller arasında pozitif ayrıştı, nikel ise arz fazlası endişeleriyle baskılandı. Taraf tarafında kakao ve kahve gibi soft emtialarda ürüne özgü arz dinamikleri sert fiyat hareketlerine yol açarken, tahıl fiyatları ABD'de ekim ilerlemesinin olumlu seyriyle geriledi. Yatırımcılar açısından barış umutlarının kalıcı olup olmayacağı hem enerji hem de genel emtia maliyetleri için belirleyici olmaya devam edecek; olası bir anlaşma navlun ve gübre gibi girdi maliyetlerini de aşağı çekerek küresel enflasyon görünümünü iyileştirebilir. Ancak diplomatik sürecin kırılganlığı petrol fiyatlarında sert dalgalanmaları beraberinde getirme potansiyeli taşıdığından, emtia yatırımcılarının ürün bazlı arz-talep dengesi ve jeopolitik riskleri aynı anda izlemesi gerekiyor.
