
İran: 230 milyon metreküp gaz üretim kapasitesi kaybedildi
İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan son savaşta ülkenin günlük 230 milyon metreküp doğal gaz üretim kapasitesini kaybettiğini bildirdi.
İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre, İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Savaş sırasında gaz üretim tesislerinin zarar gördüğünü belirten Muhacerani, "Bildiğimiz gibi, dayatılan üçüncü savaş (40 gün süren son savaş) sırasında ülkenin gaz üretim kapasitesinin bir kısmı hasar görmüş ve saldırılar sonucunda bu üretim kapasitesinin yaklaşık 230 milyon metreküpü kaybedilmiştir" ifadelerini kullandı.
Gaz üretimindeki düşüşün rafinerilere gönderilen hammadde ile enerji santrallerine sağlanan yakıt miktarını da azalttığını kaydeden Muhacerani, halka enerji tüketiminde tasarrufa gitmeleri çağrısında bulundu. Ayrıca kamuoyunda tartışmalara neden olan akaryakıt fiyatlarına ilişkin de açıklama yaparak, herhangi bir fiyat artışına gidilmediğini ve mevcut düzenlemelerin uygulanmaya devam ettiğini söyledi.
ABD'nin son saldırılarının ardından Buşehr eyaletine yaptığı ziyarete de değinen Muhacerani, Buşehr Havalimanı'nın neredeyse tamamen hizmet dışı kaldığını ve saldırıda zarar gören sivil bir uçağın enkazını gördüğünü aktardı. Savaşta hayatını kaybedenlerin aileleriyle görüştüğünü belirten Muhacerani, saldırılarda 350'den fazla devlet çalışanının yaşamını yitirdiğini söyledi ancak bu kayıpların hangi tarih aralığına ait olduğuna ilişkin ayrıntı vermedi.
Yol ve Şehircilik Bakanlığının ülkenin altyapısına ilişkin raporuna işaret eden Muhacerani, 12 köprü ve 2 tünelin savaş döneminde hasar gördüğünü kaydetti. Çalışmalar neticesinde tünellerin yeniden trafiğe açıldığını, yıkılan köprüler için de alternatif güzergahlar oluşturulduğunu ifade etti.
Editörün Analizi
İran'dan gelen bu kritik veri, savaşın enerji altyapısında yarattığı tahribatın boyutlarını net bir şekilde ortaya koyuyor ve küresel enerji piyasalarındaki arz endişelerini artıracak nitelikte. 230 milyon metreküplük üretim kapasitesi kaybı, İran'ın iç piyasaya arz ettiği gaz miktarında ciddi bir daralmaya işaret ederken, rafinerilere giden hammadde ve santrallere sağlanan yakıttaki azalma, ülkenin enerji zincirinde derin bir kırılganlık yarattığını gösteriyor. Bu durum, İran'ın doğalgaz ihracat taahhütlerini yerine getirme kabiliyetini sorgulatırken, özellikle enerjide dışa bağımlı Türkiye gibi komşu ülkeler için yeni bir tedarik riski başlığı oluşturabilir. Hükümetin halka yaptığı tasarruf çağrısı, arz-talep dengesini yönetmede karşılaştığı zorluğun bir itirafı olarak okunmalı. Akaryakıt fiyatlarında artışa gidilmemesi ise savaş ekonomisinin yarattığı enflasyonist baskılara rağmen, yönetimin iç siyasi dengeleri koruma arayışını yansıtıyor. Altyapıda oluşan ağır hasarın yanı sıra havalimanları ve köprüler gibi lojistik noktaların devre dışı kalması, enerji ihracat operasyonlarını da sekteye uğratabilecek birer unsurdur. Tüm bu tablo, bölgesel jeopolitik risk primini yükseltmeye devam ederken, enerji emtialarında fiyat oynaklığını körükleyici bir faktör olarak öne çıkıyor. Yatırımcılar açısından, üretim kapasitesindeki bu ani şokun telafi süresi ve İran'ın uluslararası enerji piyasalarına yeniden entegre olma potansiyeli yakından takip edilmesi gereken başlıca belirsizlik alanları olarak masada duruyor.
