
Otomotivde maliyet ve tedarik alarmı: Kur ve enerji baskısı pazarı daraltıyor
2026'nın ilk dört ayında otomotiv pazarı yüzde 3,13 daraldı. ODMD Genel Koordinatörü Dr. Hayri Erce, kur artış hızındaki ivmelenme ve Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik risklerin sektörü tehdit ettiğini belirterek, maliyet artışları ve tedarik sıkıntılarının yıl sonu beklentilerini aşağı çekebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye otomotiv pazarı 2026 yılının ilk dört ayında belirgin bir yavaşlama sinyali verdi. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, Ocak-Nisan döneminde otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 3,13 küçülürken, nisan ayında toplam pazar yüzde 1, otomobil pazarı ise yüzde 6,12 oranında daraldı. Sektör temsilcileri, bu gerilemenin ötesinde maliyet ve tedarik cephesinde yeni risklerin biriktiğine dikkat çekiyor.
Kur artış hızı yükseliyor, maliyetler tetikte
Bloomberg HT'ye özel açıklamalarda bulunan ODMD Genel Koordinatörü Dr. Hayri Erce, kur ve enerji fiyatlarındaki gelişmelerin önümüzdeki dönemde otomotiv sektörünü daha fazla zorlayabileceğini ifade etti. Erce, son dönemde kur artış hızında yukarı yönlü bir ivme gözlendiğini belirterek, geçtiğimiz aylarda yüzde 1,2 seviyesinde olan aylık artışın nisan ayı itibarıyla yaklaşık yüzde 1,6'ya çıktığını söyledi. Erce, "Önümüzdeki aylarda maliyetler artabilir" uyarısında bulundu.
Petrol fiyatları belirleyici olacak
Enerji tarafında petrol fiyatlarının kritik bir eşikte olduğunu kaydeden Erce, petrolün 100 doların altına inmesi halinde maliyet artışlarının dengelenebileceğini ve lojistik maliyetlerinde geri çekilme görülebileceğini dile getirdi. Ancak petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruması durumunda maliyet baskısının daha belirgin hissedileceğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik sorunu oyunun kurallarını değiştirir.
Hürmüz Boğazı riski tedarik zincirini tehdit ediyor
Jeopolitik risklere de dikkat çeken Erce, Hürmüz Boğazı'ndaki olası uzun süreli bir krizin araç bulunurluğu üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtti. Üç aydan uzun sürecek bir aksamanın tedarik sorunlarını gündeme taşıyacağını söyleyen Erce, "Maliyetler artarken araç bulunabilirliği sıkıntısı gündeme gelecek" dedi. Bu senaryoda talebin de baskılanması halinde yıl sonu beklentilerinde aşağı yönlü revizyonun kaçınılmaz olabileceğini ifade etti.
Yıl sonu tahmininde aşağı yönlü riskler
Sektörün yıl başında 1 milyon 350 bin adet civarında kapanmasının öngörüldüğünü hatırlatan Erce, bu tahminin aşağı yönlü riskler barındırdığını belirtti. Nisan ayında pazarın 100 bin adet barajının üzerinde kalmaya devam ettiğini ancak otomobil tarafında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 20 bin adetlik kayıp yaşandığını söyledi. İlk dört aylık performansın büyük ölçüde geçen yılın son çeyreği ve bu yılın ilk çeyreğinde verilen siparişlerin teslimatına dayandığını vurguladı.
İkinci el pazarı ve elektrikli araç dinamiği
İkinci el pazarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erce, Türkiye'de araç parkının yaşlı yapısına dikkat çekti. 16 yaş üzerindeki araçların toplam park içindeki payının yüzde 41 seviyesinde olduğunu belirten Erce, tüketicilerin araç yaşına bağlı olarak yenileme eğiliminde olduklarını ve bunun pazarın canlılığı açısından destekleyici bir unsur olduğunu ifade etti. Öte yandan enerji arzına ilişkin risklerin elektrikli araç talebini artırabileceğine işaret eden Erce, yeni teknolojili motorlara sahip araçların satışlar içindeki payının yüzde 50'ye ulaştığını ve tüketicilerin önemli bir bölümünün elektrikli araçlara yöneldiğini sözlerine ekledi.
Editörün Analizi
Otomotiv sektöründe talepteki daralmanın ötesinde, kur ve enerji kaynaklı maliyet baskısı ile jeopolitik tedarik riskleri yatırımcı gündeminin odağına yerleşiyor. Kur artış hızındaki ivmelenme, ithal girdi maliyetleri üzerinden fiyatlamayı yukarı iterken, petrol fiyatlarının seyri lojistik ve üretim maliyetlerinde belirleyici olacak; 100 dolar seviyesi kritik bir eşik olarak korunuyor. Hürmüz Boğazı'nda üç ayı aşacak bir tedarik kesintisi senaryosu, maliyet artışı ve araç bulunurluğu sıkıntısını eş zamanlı tetikleyerek piyasada stagflasyonist bir baskı yaratma potansiyeli taşıyor. Bu tablo, yıl sonu satış hedeflerinde aşağı yönlü revizyon beklentisini güçlendirirken, sektörün ilk çeyrekteki performansının büyük ölçüde geçmiş siparişlerin teslimatına dayanması öncü gösterge niteliğindeki nisan verilerini daha da önemli kılıyor. Öte yandan enerji arzına dair artan riskler ve maliyet farkındalığı, tüketici tercihlerini elektrikli ve yeni nesil araçlara kaydırarak pazarın teknolojik dönüşümünü hızlandırabilir. İkinci el pazarında yaşlı araç parkının yarattığı yenileme talebi ise toplam pazarın direnç noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
