
"Haziran toplantısı için Hürmüz'deki durum önemli olacak"
AMB Başkan Yardımcısı Luis de Guindos, Haziran ayı faiz kararında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılıp açılmayacağının belirleyici olacağını söyledi. Piyasalar enerji maliyetlerindeki artışla birlikte 25 baz puanlık faiz artışı bekliyor.
AMB'den Hürmüz Boğazı uyarısı
Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkan Yardımcısı Luis de Guindos, merkez bankasının haziran ayındaki kritik para politikası toplantısı öncesinde dikkatlerin Hürmüz Boğazı'na çevrildiğini açıkladı. Görev süresinin sonuna yaklaşan İspanyol yetkili, Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin Avrupa'nın enerji arz güvenliği ve enflasyon görünümü üzerindeki etkisine vurgu yaptı.
Kilit faktör, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılıp açılmayacağı olacak. Belirsizlik düzeyi çok yüksek.
Madrid'de cuma günü gazetecilere konuşan de Guindos, enerji akışının normale dönüp dönmeyeceğinin Haziran toplantısının en önemli belirleyicisi olacağını ifade etti. Boğazdan geçen petrol ve doğalgaz sevkiyatında yaşanan aksamalar, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açarken Avrupa ekonomisi üzerinde de baskı oluşturuyor.
Piyasalar faiz artışına hazırlanıyor
Piyasalar ve ekonomistler, artan enerji maliyetlerinin enflasyonu hedefin daha da üzerine taşıması nedeniyle AMB'nin haziran ayında politika faizinde 25 baz puanlık bir artışa gideceğini öngörüyor. Mevcut durumda yüzde 2 seviyesinde bulunan politika faizinin yüzde 2,25'e çıkarılması bekleniyor.
AMB Başkanı Christine Lagarde da daha önce yaptığı değerlendirmelerde böyle bir adımın masada olduğuna işaret etmişti. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin seyri, Avrupa'da fiyat istikrarına yönelik risklerin boyutunu belirleyecek ve AMB'nin atacağı adımların şekillenmesinde kilit rol oynayacak.
Editörün Analizi
AMB Başkan Yardımcısı de Guindos'un Hürmüz Boğazı'na yaptığı vurgu, haziran toplantısında faiz kararının enerji arz güvenliğindeki belirsizliğe endeksleneceğini net biçimde ortaya koyuyor. Piyasaların politika faizinde %2'den %2,25'e bir artışı fiyatladığı mevcut konjonktürde, boğazdaki aksamanın sürmesi enflasyon baskısını artırarak bu beklentiyi pekiştirecek, olası bir normalleşme ise AMB'nin daha temkinli adım atmasına kapı aralayacak. Bu durum, tahvil piyasalarında kısa vadeli faiz patikasına yönelik oynaklığı yükseltirken, avronun değerini de jeopolitik haber akışına karşı aşırı hassas hale getiriyor. Yatırımcılar açısından, Lagarde'ın daha önce işaret ettiği sıkılaşmanın boyutu tamamen enerji maliyetleri üzerinden şekilleneceğinden, karar metninde gelecek toplantılara dair yönlendirmeler en az faiz artışı kadar kritik olacak. Enerji sektörü hisseleri ise arz riskine bağlı dalgalanmaları sürdürecek, Avrupa'nın ekonomik büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskler canlı kalmaya devam edecektir.
