
AB'den İran yaptırımlarının kaldırılmayacağı mesajı
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD ve İran arasında sağlanan mutabakatın ardından İran'a yönelik yaptırımların halihazırda kaldırılmayacağını açıkladı. Von der Leyen, yaptırımların kaldırılması için sahada güvenilir ve doğrulanabilir bir davranış değişikliği gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi kapsamında ortak bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda İran'a yönelik yaptırımların geleceği, Çin ile ticaret dengesi ve kritik mineral bağımlılığı gibi stratejik konular masaya yatırıldı.
İran yaptırımlarında AB'nin net tutumu
Von der Leyen, AB'nin İran'a uyguladığı yaptırımların iki temel gerekçeye dayandığını belirterek, "Bunlardan biri insan hakları ihlalleri, diğeri ise kitle imha silahlarıdır" dedi. AB Komisyonu Başkanı, yaptırımların kaldırılabilmesi için İran'ın sahada gerçek ve ölçülebilir bir değişim sergilemesi gerektiğinin altını çizdi.
"Yaptırımların temel ilkesi, kaldırılmalarını değerlendirebilmemiz için sahada gerçek bir değişimin olması gerektiğidir. Yaptırımlar, davranış değişikliği sağlamak için uygulanır. Dolayısıyla, eğer davranış güvenilir ve doğrulanabilir biçimde değişiyorsa yaptırımlar kaldırılabilir."
Von der Leyen, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığını yinelerken, asıl önceliğin anlaşmanın sahada uygulanması olduğunu vurguladı. Mutabakatın daha geniş kapsamlı müzakerelerin önünü açması ve İran'ın nükleer ile balistik programlarının sona ermesine yol açması gerektiğini ifade etti.
Çin ile ticaret açığı rekor seviyede
Basın toplantısında Çin ile ticari ilişkilere de değinen von der Leyen, 2025 yılının AB açısından bir dönüm noktası olduğunu söyledi. İlk kez tüm AB üyesi ülkelerin Çin'e karşı ticaret açığı verdiğine dikkat çeken von der Leyen, "AB'nin Çin ile ticaret açığı 360 milyar euro ile şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı. Bunun sürdürülebilir olmadığı açıktır" değerlendirmesinde bulundu.
AB'nin stratejisinin ayrışmak değil, riskleri azaltmak olduğunu belirten von der Leyen, kendi üretim kapasitelerini hızla artırmayı, dünya genelindeki serbest ticaret anlaşmaları ağını genişletmeyi ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Kritik minerallerde Çin bağımlılığı uyarısı
G7 ülkeleri arasında iş birliğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan von der Leyen, kritik hammaddeler konusunda ortak hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Kritik minerallerin büyük ölçüde Çin'de yoğunlaştığını belirten AB Komisyonu Başkanı, geçen yıl kritik mineral ihracatına getirilen kısıtlamaların Avrupa ekonomisini birkaç hafta boyunca olumsuz etkilediğini hatırlattı.
Von der Leyen, "AB'nin kendi kritik mineral potansiyelini geliştirmesi gerekiyor. Avrupa'da kayda değer bir potansiyel bulunuyor ancak bunun hayata geçirilmesi zaman alacaktır" ifadelerini kullandı. Ayrıca Orta Doğu'daki krizin enerji bağımlılığının bir silah olarak kullanılabildiğini gösterdiğini belirterek, Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığın azaltılması için alternatif ihracat güzergahları üzerinde çalışıldığını aktardı.
Yapay zeka ve çocukların çevrim içi güvenliği
G7 Zirvesi'nde yapay zeka konusunun da gündemde olacağını belirten von der Leyen, öncü yapay zeka modellerinin bilim ve teknolojide büyük ilerlemeler sağlarken riskleri de beraberinde getirdiğini söyledi. Yeni modellerin hizmete girmeden önce test edilmesi konusunda G7 ülkeleri arasındaki iş birliğinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Çocukların çevrim içi ortamda korunmasına da değinen von der Leyen, teknoloji şirketlerine büyük sorumluluk düştüğünü belirterek, "Avrupa'da platformlar, tasarım gereği güvenli olduklarını kanıtlamak zorundadır. Bu ilke özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.
Von der Leyen ayrıca AB'nin Fransa ile "Avrupa Güvenlik Eylemi (SAFE)" ortak savunma finansman programı kapsamında 15 milyar euroluk savunma kredisi imzalayacağını da sözlerine ekledi.
Editörün Analizi
AB'nin İran yaptırımlarını kaldırmama konusundaki net tutumu, özellikle İran'ın petrol ihracatında beklenen normalleşmenin zaman alacağına işaret ederek küresel arz üzerindeki baskının sürmesine neden olabilir. Von der Leyen'in ABD-İran mutabakatını memnuniyetle karşılaması, diplomatik kanalların açık kalması açısından jeopolitik risk priminin kısmen hafiflemesini sağlarken, asıl odak noktasının sahadaki doğrulanabilir değişim olması piyasalarda temkinli iyimserliği koruyor. Çin ile ticaret açığının rekor seviyede olduğunun vurgulanması, AB'nin korumacı reflekslerini artırabileceği ve tedarik zincirlerinde çeşitlendirme arayışlarının hızlanabileceği beklentisini güçlendiriyor. Kritik minerallerde Çin bağımlılığına yapılan uyarı, Avrupa'da yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi için yeni teşviklerin gündeme gelebileceğine işaret ederken, bu alandaki potansiyelin hayata geçirilmesindeki zamanlama belirsizliği kısa vadeli fiyatlamalara etki edemeyebilir. Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığın azaltılması yönündeki çalışmalar, enerji güvenliği temasını canlı tutarak alternatif güzergah ve lojistik yatırımlarını destekleyebilir. Aynı toplantıda duyurulan büyük ölçekli savunma kredisi, Avrupa'nın ortak güvenlik adımlarını somutlaştırması açısından savunma sanayi hisseleri için olumlu bir katalizör niteliğinde. Yapay zeka ve çocuk güvenliğine dair regülasyon vurgusu ise teknoloji sektöründe uyum maliyetleri ve denetimlerin artacağı yönünde bir sinyal olarak okunabilir. Genel tabloda, hem enerji hem de ticaret cephesinde devam eden jeopolitik belirsizliklerin piyasalarda dalgalı bir seyri besleyeceği anlaşılıyor.
