
Döviz Mevduatlarında Sert Düşüş: 2,38 Milyar Dolarlık Çıkış
TCMB verilerine göre 30 Nisan haftasında pariteden arındırılmış döviz mevduatları 2,38 milyar dolar azaldı. Bu düşüş, yatırımcıların dövizden çıkış eğilimini ortaya koydu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan son veriler, döviz mevduatlarında yılın en keskin haftalık daralmalarından birine işaret ediyor. 30 Nisan ile sona eren haftada, parite etkisinden arındırılmış döviz mevduatları toplamda 2,38 milyar dolar geriledi. Sert düşüş, piyasalarda yatırımcıların döviz varlıklarından çıkış yaptığına dair sinyalleri güçlendirdi.
Döviz mevduatlarındaki hareketlilik 2024 yılı başından bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Mart 2024'te 5,86 milyar dolar ile rekor bir haftalık artış yaşanırken, hemen ardından Nisan 2024'te 4,59 milyar dolarlık bir başka güçlü yükseliş kaydedildi. 2025 yılına gelindiğinde ise Ocak ayında 2,04 milyar dolarlık bir azalış görüldü. Buna karşın Şubat ve Mart aylarında sırasıyla 2,51 milyar dolar ve 2,79 milyar dolar tutarında alım yönlü hareketler öne çıktı.
Nisan ayı ortasında 1,42 milyar dolarlık bir toparlanma yakalayan döviz mevduatları, ayın son haftasında gelen 2,38 milyar dolarlık çıkışla bu kazanımlarını geri verdi. Analistler, söz konusu gerilemeyi son ayların en büyük düşüş çubuklarından biri olarak değerlendiriyor.
2,38 milyar dolarlık düşüş, Nisan ayı içindeki kazanımların silindiğini ve yatırımcıların döviz mevduatlarından çıkış eğilimine girdiğini gösteriyor.
Uzmanlar, burada hem küresel piyasalardaki gelişmelerin hem de iç piyasada TL'ye olan güven artışının etkili olabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki haftaların verileri, döviz mevduatlarındaki eğilimin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyacak.
Editörün Analizi
TCMB verileri döviz mevduatlarında belirgin bir çözülmeyi işaret ederek, son aylardaki alım yönlü hareketlerin tersine dönebileceğine dair güçlü bir sinyal üretiyor. Bu sert düşüş, TL varlıklara yönelimin arttığı ve yerleşik yatırımcıların döviz pozisyonlarını azaltma eğilimine girdiği şeklinde okunabilir. Küresel piyasalardaki risk iştahı dalgalanmaları ve yurt içi para politikasına ilişkin beklentiler, söz konusu çıkışta etkili olmuş görünüyor. Döviz talebindeki bu gerilemenin kurlar üzerindeki yükseliş baskısını hafifletme potansiyeli taşıdığı söylenebilir. Ancak hareketin kalıcılığı için önümüzdeki haftaların verileri belirleyici olacak; zira döviz mevduatları 2024 başından bu yana sert giriş ve çıkışlarla dalgalı bir seyir izliyor. Bankacılık sektörü açısından mevduat kompozisyonundaki bu değişim, likidite yönetimi ve kredi faizleri üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Eğer TL'ye güven artışı sürdürülebilirse, bu durum dezenflasyon sürecine de katkı sağlayabilir. Bununla birlikte, jeopolitik gelişmeler veya global risk algısındaki ani bozulmalar hızlı bir geri dönüşü tetikleyebileceğinden, yatırımcıların portföy çeşitlendirmesi ve kur riski yönetimini elden bırakmaması önem arz ediyor.
