Piyasa verileri yükleniyor...
Altının tahtı sarsılmıyor: 2026'da yatırımın lideri sarı fırtına! Yıl sonu tahmini ise tüm dengeleri değiştirebilir
Altın

Altının tahtı sarsılmıyor: 2026'da yatırımın lideri sarı fırtına! Yıl sonu tahmini ise tüm dengeleri değiştirebilir

Yazar: Altın.fm8 Mayıs 2026 09:42

2026'nın ilk çeyreğinde altın mevduatları 733 milyar TL artışla yüzde 21,5 büyüdü. Uzman Mehmet Ali Yıldırımtürk, ons altında yıl sonu 6000 dolar, gram altında ise 11 bin TL ve üzeri seviyelerin görülebileceğini öngörüyor.

Jeopolitik gerilimler ve Merkez Bankalarının hamleleri altını zirveye taşıdı

2026 yılının ilk çeyrek verileri, Türkiye'de altının geleneksel yatırım aracı olarak zirvedeki konumunu daha da sağlamlaştırdığını gösteriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) rakamlarına göre, yılın ilk üç ayında altın mevduatları net 733 milyar TL artış kaydederek yüzde 21,5 oranında büyüme yakaladı.

Bu etkileyici yükselişle birlikte altın hesaplarının toplam yurt içi mevduat içindeki payı mart ayı itibarıyla yüzde 15,6'ya ulaştı. Enflasyondan arındırılmış reel bazda TL mevduatları ve döviz hesapları daralırken, altının reel olarak yüzde 10,5 oranında değer kazanması dikkat çekici bir performans olarak öne çıktı.

Altın varlığı İstanbul'da toplanıyor

Şehir bazlı veriler incelendiğinde, altın varlığının büyük bir kısmının İstanbul'da yoğunlaştığı görülüyor. Yaklaşık 1,5 trilyon liralık hacmiyle İstanbul, Türkiye'deki toplam altın mevduatının yüzde 35,5'ine tek başına sahip durumda. İstanbul'u Ankara ve İzmir takip ederken, bu üç büyük şehrin toplam mevduatın yarısından fazlasını oluşturduğu belirlendi.

Ancak mevduat hacmi içerisindeki altın payı dikkate alındığında Rize, Türkiye'nin 'en altıncı' ili olarak öne çıkıyor. Rize'yi bu oransal sıralamada Malatya ve Çankırı takip ediyor. Bunun yanı sıra Antalya ve Bursa, hem toplam mevduat hacmindeki yüksek payları hem de 40 milyar liranın üzerindeki bireysel altın birikimleriyle listenin üst sıralarında yer alıyor.

Altın hem kurumsal mevduat verilerinde hem de vatandaşların bireysel tasarruf tercihlerinde 2026 yılı itibarıyla en güçlü yatırım tercihi olmaya devam ediyor.

Savaşlar, enflasyon ve altın ilişkisi

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, konuyla ilgili değerlendirmelerinde şu noktalara dikkat çekti:

"Yaklaşık üç yıldan beri uygulanmakta olan ekonomik program çerçevesinde, enflasyonda istenilen düzeyde bir düşüşün olmadığını görüyoruz. Enflasyona karşı vatandaş, paranın değerini korumak için uzun süreden beri altın tercih ediyor."

Yıldırımtürk, altına yönelimin temel sebeplerini şöyle sıraladı:

  • Dört yıldır süren Ukrayna-Rusya Savaşı ve İran-ABD-İsrail geriliminin yarattığı jeopolitik belirsizlik
  • Petrol fiyatlarındaki yükselişle beraber enerji ve doğal gaz maliyetlerinin artması
  • Nisan ayı enflasyonunun yüksek çıkması
  • Merkez Bankası'nın kontrollü kur sistemi nedeniyle elinde döviz bulunduran vatandaşların dövizlerini altına çevirmesi

Yastık altı altınlar ülke ekonomisini de koruyor

Yıldırımtürk, yastık altı altın geleneğinin 1980 öncesine dayandığını hatırlatarak, "Özellikle faizlerin çok düşük, döviz alım-satımının yasak olduğu dönemlerde yastık altı altın alımı artmıştı. Gurbetçi işçilerin ülkeye getirdiği dövizler de altına çevriliyordu. O dönemde de enflasyon yüksekti, vatandaş paranın değerini koruyabilmek adına altına yöneliyordu" ifadelerini kullandı.

Uzman isim, yastık altı birikimlerin ülke ekonomisine faydalarına da vurgu yaptı: "2008 Mortgage Krizi'nde insanlar 'dünyada kriz var, Türkiye'ye de gelebilir' diye düşünerek yastık altındaki altınlarını bozdurmaya başladı. Bu altınlar İstanbul Altın Borsası'nda standart hale getirildikten sonra 400 ton altın yurt dışına satılmıştı. Bu sayede 2008 krizi ülkemizi 'teğet' geçmişti."

Ülkelerin Merkez Bankaları da altın alıyor

Yıldırımtürk, dünyadaki para sisteminin sorgulanmasının altının yükselişinde kritik rol oynadığını belirtti. "Rusya'nın mal varlıklarına el konulmasından dolayı Çin başta olmak üzere diğer ülkeler de bütün varlıklarını kendi bünyelerinde tutma eğilimine girdi. Daha önce aldıkları 10 yıllık Amerikan tahvillerini satarak yerine altın almaya başladılar" diyen Yıldırımtürk, Trump'ın göreve gelmesiyle bu sürecin hızlandığını ifade etti.

En büyük alıcının Çin olduğunu vurgulayan uzman, şu detayı paylaştı: "Türkiye de dahil olmak üzere Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Polonya gibi ülkelerin Merkez Bankaları altın alımı yapıyor. Hatta Almanya Merkez Bankası, ABD'deki 1200 ton altınını talep etti. Özetle altın sadece vatandaşlar için değil ülkeler için de güvenli liman durumunda."

Ons altında 6000 dolar, gramda 11 bin TL üzeri tahmini

Yıldırımtürk, petrol fiyatlarındaki gerilemenin ardından altının yeniden yükseliş trendine girdiğini belirterek yıl sonu tahminlerini şöyle açıkladı:

"Senin başında ons altın 5600 dolar seviyelerindeydi. Sene sonuna doğru bu rakamın aşılarak 6000 dolar seviyelerinin görüleceğini tahmin ediyorum."

Gram altın için beklentilerini de paylaşan uzman, "%30'un üzerinde bir enflasyonla seneyi kapatabileceğimiz beklentileri var. Doların da sene sonunda 55 TL'ye kadar yükselebileceği öngörülüyor. Altının ilk etapta 7500 seviyelerine gelebileceğini, daha sonra kademeli olarak artarak 8100 TL bandına çıkabileceğini düşünüyorum" dedi.

Yıldırımtürk değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Ben, 24 ayar altın gramının sene sonunda 10-11 bin lira hatta daha üzerinde olma olasılığı olduğunu öngörüyorum."


Editörün Analizi

2026'nın ilk çeyrek BDDK verileri, altının TL ve döviz karşısında reel getiri sağlayan tek varlık sınıfı olarak öne çıktığını teyit ederek yatırımcı güvenini pekiştiriyor. Toplam mevduat içindeki payın yüzde 15,6'ya ulaşması ve yüzde 21,5'lik artış, enflasyonist ortamda bireysel ve kurumsal tasarrufların belirgin bir rotasyon yaşadığını gösteriyor. Coğrafi dağılımda İstanbul'un baskınlığı sürerken, Rize gibi şehirlerin mevduat içindeki yüksek altın payı kültürel ve ekonomik dinamiklerin etkisini ortaya koyuyor. Jeopolitik riskler, enerji maliyetlerindeki artış ve merkez bankalarının rezervlerinde altına ağırlık vermesi küresel talebi destekleyen yapısal unsurlar olarak ön plana çıkıyor. Uzman Mehmet Ali Yıldırımtürk'ün yıl sonu tahminlerindeki yüksek seviyeler beklentisi, dolar kuru ve enflasyon patikasına dair öngörülerle birleşince piyasa algısında dalgalanma yaratma potansiyeli taşıyor. Bu değerlendirme, altının yalnızca yastık altı gelenekten ibaret olmadığını, aynı zamanda merkez bankalarının stratejik rezerv aracı olarak konumlandığını gösteriyor. Öte yandan, yılın kalan bölümünde enflasyonda beklenen düşüşün gerçekleşmemesi ve kurda kontrollü geçiş beklentileri, altının reeldeki cazibesini korumasına zemin hazırlayabilir. Sektörel açıdan altın mevduatlarındaki büyüme bankacılık sisteminin fonlama yapısını etkilerken, yüksek ons ve gram tahminleri ithalat faturası ve cari denge üzerindeki duyarlılığı yeniden gündeme getirebilir. Yatırımcı için kritik olan, bu beklentilerin aynı zamanda düzeltme riskini de içerebileceği ve özellikle çift yönlü jeopolitik gündemin fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edeceğidir.

Altin.fm

Güncel altın fiyatları, döviz kurları ve kıymetli maden haberleri platformu.

Altin.fm'de yayınlanan altın fiyatları, döviz kurları ve piyasa verileri güvenilir finans kaynaklarından temin edilmekte olup yalnızca bilgilendirme amacıyla sunulmaktadır. Yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım kararlarınızda profesyonel danışmanlık almanız önerilir. Altin.fm, verilerdeki olası gecikme veya farklılıklardan ve bu verilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğabilecek zararlardan sorumluluk kabul etmez.

Altin.fm © 2026 — Tüm hakları saklıdır.İzmir, Türkiye