
Türkiye'nin İsviçre'den altın ithalatı 4 yılın dibinde
Türkiye'nin İsviçre'den yaptığı altın ithalatı Haziran itibarıyla yıllıklandırılmış 74,2 tona gerileyerek Ağustos 2022'den bu yana en düşük seviyeye indi.
Altın İthalatında Sert Düşüş Yaşandı
Türkiye'nin değerli maden ticaretinde dikkat çeken bir yavaşlama meydana geldi. İsviçre'den gerçekleştirilen altın ithalatı, Haziran ayı itibarıyla belirgin bir düşüş göstererek uzun sürenin en düşük hacmine ulaştı. İsviçre gümrük verilerinden yapılan hesaplamalara göre, Haziran ayında Türkiye'ye yalnızca 4,6 ton altın girişi oldu. Bu ithalatın parasal karşılığı ise yaklaşık 639 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.
Yılın ilk yarısı tamamlanırken 12 aylık toplam ithalat verisi daha da çarpıcı bir tablo ortaya koydu. Yıllıklandırılmış bazda İsviçre'den yapılan altın ithalatı 74,2 tona kadar geriledi. Söz konusu seviye, Ağustos 2022'den bu yana görülen en düşük 12 aylık ithalat miktarı olarak kayıtlara geçti.
Kota Uygulamasının Etkileri Sürüyor
Altın ithalatındaki bu gerilemenin en önemli sebebi olarak 2023 yılında devreye alınan kota uygulaması gösteriliyor. Yetkililerin ithalatı kontrol altına almak amacıyla başlattığı bu düzenleme, piyasadaki altın akışını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Kota mekanizmasının yürürlüğe girmesinden sonra İsviçre'den ithal edilen altın miktarında dalgalı ancak genel olarak aşağı yönlü bir seyir izleniyor.
Zirveden Sert Geri Çekilme
Yıllıklandırılmış veriler, ithalattaki rekor seviyelerden ne denli keskin bir dönüş yaşandığını gözler önüne seriyor. Türkiye'nin İsviçre'den altın ithalatında tüm zamanların en yüksek hacmine 2023 yılının Temmuz ayında ulaşılmıştı. Söz konusu dönemde yıllıklandırılmış ithalat 315,5 ton ile rekor kırmıştı. Ancak kota uygulamasının devreye girmesiyle birlikte bu zirveden hızlı bir geri çekilme başladı ve ithalat miktarı günümüzde tarihi dip seviyelerine yaklaştı.
İthalatta yaşanan bu daralma, iç piyasada altın arz-talep dengesi üzerinde belirleyici bir rol oynarken, kuyumculuk sektörünün yönünü doğrudan etkileyen bir unsur olmaya devam ediyor.
Editörün Analizi
Türkiye'nin İsviçre'den altın ithalatının 4 yılın en düşük seviyesine gerilemesi, 2023'te uygulamaya konan kota mekanizmasının piyasa üzerindeki belirleyici ve daraltıcı etkisini net bir şekilde teyit ediyor. Zirve noktası olan 2023 Temmuz'undaki 315,5 tonluk yıllıklandırılmış ithalat hacminden, bugün 74,2 tona yaşanan sert düşüş, fiziki altın arzında kontrollü bir daralmaya işaret ediyor. Bu durum, cari açığı dengeleme politikalarının bir yansıması olarak okunurken, iç piyasada altın arz-talep dengesini sıkılaştırarak potansiyel bir fiyat baskısı oluşturabilir. Özellikle Haziran ayında sadece 4,6 tonluk bir giriş kaydedilmesi, sektördeki işlem hacminin ve kuyumculuk faaliyetlerinin seyrini doğrudan etkileyebilecek bir yavaşlamanın göstergesidir. Yatırımcılar açısından, ithalat kanalındaki bu darboğaz, yurt içindeki fiziki altına erişim maliyetlerini artırabilir ve gram altın fiyatlamasında uluslararası piyasalardan bağımsız primlenmelere yol açabilir. İthalattaki aşağı yönlü ve dalgalı seyir, yetkililerin altın akışını regüle etme konusundaki kararlılığını sürdüreceğini düşündürürken, piyasa katılımcıları için kota politikasının gevşetilip gevşetilmeyeceği önümüzdeki dönemin en krititk belirsizliği olarak öne çıkıyor.
