
Türkiye'de Yenilenebilir Enerjide Tarihi Zirve: Elektrik Üretiminin Yüzde 65'i Temiz Kaynaklardan
Türkiye'de mart ayında elektrik üretiminin yüzde 65'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı. Bu oran, Nisan 2020'deki yüzde 66'lık rekorun ardından tüm zamanların en yüksek ikinci seviyesi olarak kayıtlara geçti.
Türkiye'nin Enerji Dönüşümünde Tarihi Ay
Türkiye'nin enerji üretim portföyünde temiz kaynakların payı rekor seviyelere ulaştı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerinden derlenen bilgilere göre, 2026 yılı mart ayında üretilen elektriğin yüzde 65'i yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edildi. Bu oran, yüzde 66 ile zirvenin görüldüğü Nisan 2020'nin ardından tüm zamanların en yüksek ikinci seviyesini temsil ediyor.
Hidroelektrikte Rekor Artış
Mart ayında yağışların geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 182, uzun yıllar ortalamasına göre ise yüzde 33 daha yüksek gerçekleşmesi, hidroelektrik santrallerinin performansını doğrudan etkiledi. Hidroelektriğin toplam üretim içindeki payı, geçen yılın mart ayındaki yüzde 19 seviyesinden yüzde 36'ya yükseldi. Barajlı santrallerde kapasite faktörü yüzde 45 ile mart ayı rekoruna ulaştı.
Doğal Gazın Payı 9 Yılın En Düşüğünde
Hidroelektrikteki bu önemli artış, doğal gaz santrallerinin üretimdeki payını belirgin şekilde düşürdü. Doğal gazdan elektrik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 61 azalırken, toplam üretimdeki payı yüzde 7'ye geriledi. Bu oran, aylık bazda son 9 yılın en düşük seviyesi olarak kaydedildi. Söz konusu düşüş sayesinde mart ayında yaklaşık 185 milyon dolarlık enerji ithalatının önlendiği tahmin ediliyor.
Rüzgar ve Güneşten Güçlü Katkı
Güneş enerjisinin üretimdeki payı yüzde 11'e ulaşırken, rüzgar santrallerinin kapasite faktörü yüzde 33 ile normal seviyelerde seyretti. Kurulu güçteki yüzde 14'lük artışın etkisiyle rüzgarın üretimdeki payı yüzde 12,5'e yükselerek en yüksek mart ayı seviyesine ulaştı. Ocak ve şubatta olduğu gibi martta da üretilen elektriğin beşte birinden fazlasına karşılık gelen yüzde 23,4'ü rüzgar ve güneşten sağlandı.
"Yenilenebilir kaynakların devreye girmesi, Türkiye'nin enerji faturasını azaltmak açısından kritik önem taşıyor."
Çağlar Çeliköz - Ember Enerji Analisti
Fiyatlara Olumlu Yansıma
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'de Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, doğal gaz fiyatlarının küresel gelişmeler nedeniyle geçen yıla göre yüzde 25 daha yüksek seyrettiği bu dönemde, yenilenebilir kaynakların sistemdeki artan payının önemini vurguladı. Çeliköz, "Bu sayede Mart 2026'da geçen yılın aynı dönemine göre toptan elektrik fiyatları yüzde 24, elektrik faturaları ise yüzde 10 düştü." açıklamasında bulundu.
Kuraklık Riski ve Gelecek Senaryoları
Analist Çeliköz, yüksek yağışların yarattığı olumlu tablonun geçici olabileceği konusunda uyarıda bulunarak, "Son 30 yılda yaşanan kuraklıkların Türkiye'ye maliyeti yıllık ortalama 1,8 milyar dolarlık ek enerji ithalatı oldu. Dolayısıyla enerji planlamamızı kuraklık riskini merkeze alarak yapmalıyız." dedi. Çeliköz, rüzgar ve güneş enerjisindeki pozitif ivmenin umut verici olduğunu belirterek, başta bu kaynaklar olmak üzere yenilenebilir enerjiyi merkeze alan politikalar sayesinde enerji ithalatı ve elektrik faturalarının daha da düşürülebileceğini ifade etti.
Diğer Kaynakların Durumu
İthal kömür santrallerinin üretimdeki payı yüzde 15'e gerilerken, yerli kömür santrallerinin payı yüzde 12,3 seviyesinde yatay seyretti. Yenilenebilir enerjideki bu tarihi başarı, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Editörün Analizi
Türkiye'nin elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının %65'e ulaşması, enerji dönüşümünde kritik bir eşiği işaret ediyor ve hem sektörel hem de makroekonomik açıdan önemli sonuçlar doğurabilir. Hidroelektrikteki rekor artışın, yağışlara bağlı olarak geçici olabileceği göz önüne alındığında, yatırımcıların rüzgar ve güneş gibi daha sürdürülebilir kaynaklardaki kapasite artışına odaklanması gerekiyor. Doğal gazın payının son dokuz yılın en düşük seviyesine gerilemesi, enerji ithalat faturasında yaklaşık 185 milyon dolarlık tasarruf sağlamış ve bu durum cari açık üzerinde olumlu bir baskı oluşturabilir. Elektrik fiyatlarındaki düşüşün tüketici enflasyonunu yatıştırıcı etkisi, merkez bankası politikaları için de olumlu bir arka plan sunuyor. Ancak, kuraklık riskinin sürekli bir tehdit oluşturması, enerji planlamasında çeşitliliğin ve depolama çözümlerinin önemini artırıyor. Yenilenebilir enerji altyapısına yapılan yatırımların artarak devam etmesi, hem enerji bağımsızlığını güçlendirecek hem de ilgili teknoloji ve hizmet sektörlerinde yeni fırsatlar yaratacaktır. Yatırımcılar, bu trendden faydalanmak için yenilenebilir enerji üreticileri, şebeke teknolojileri ve enerji depolama çözümleri sunan şirketleri portföylerine dahil etmeyi değerlendirebilir.
