
Yıl sonu enflasyon ve dolar tahmini belli oldu! Merkez Bankası paylaştı
TCMB Haziran 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre cari yıl sonu enflasyon beklentisi %29,14'e yükseldi. 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi 55,72'ye çıkarken, 2026 büyüme tahmini %3,2'ye geriledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal ve reel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Haziran 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi'nin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. 11-13 Haziran tarihlerinde yapılan ankette, enflasyon ve döviz kuru beklentilerinde yukarı yönlü revizyonlar öne çıktı.
Enflasyon Beklentilerinde Yükseliş
Anket sonuçlarına göre, katılımcıların cari yıl sonu Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentisi bir önceki anket dönemindeki yüzde 28,94 seviyesinden yüzde 29,14'e yükseldi. Buna karşılık, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 23,82'den yüzde 23,81'e, 24 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 18,43'ten yüzde 18,29'a gerileyerek uzun vadede sınırlı iyimserliğe işaret etti.
12 Ay Sonrası Enflasyon Tahminleri
Katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminlerine göre TÜFE'nin:
- Yüzde 14,72 olasılıkla yüzde 19,00-21,99 aralığında,
- Yüzde 48,21 olasılıkla yüzde 22,00-24,99 aralığında,
- Yüzde 21,56 olasılıkla yüzde 25,00-27,99 aralığında artacağı öngörüldü.
Nokta tahminlere bakıldığında ise katılımcıların yüzde 53,97'lik büyük çoğunluğu enflasyonun 12 ay sonra yüzde 22,00-24,99 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ediyor.
24 Ay Sonrası Enflasyon Görünümü
24 ay sonrasına yönelik olasılık tahminlerinde TÜFE'nin:
- Yüzde 15,26 olasılıkla yüzde 12,00-15,99 aralığında,
- Yüzde 46,96 olasılıkla yüzde 16,00-19,99 aralığında,
- Yüzde 17,50 olasılıkla yüzde 20,00-23,99 aralığında artış göstermesi bekleniyor.
Faiz ve Döviz Kuru Beklentileri
Ankette faiz beklentilerinde istikrar dikkat çekti. Katılımcıların BİST Repo ve Ters Repo Pazarı'nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi yüzde 40,00 seviyesinde sabit kalırken, Haziran ayı Para Politikası Kurulu toplantısına ilişkin politika faizi beklentisi yüzde 37,00 olarak belirlendi.
Dolar/TL kurunda ise çarpıcı bir revizyon gözlendi. Cari yıl sonu dolar kuru beklentisi 51,57 TL'den 51,47 TL'ye hafif gerilerken, 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi 54,69 TL'den 55,72 TL'ye yükseldi. Bu, piyasa katılımcılarının orta vadede Türk Lirası'nda değer kaybı öngördüğünü ortaya koydu.
Büyüme Beklentilerinde Sınırlı Düşüş
Anket sonuçlarına göre 2026 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyüme beklentisi yüzde 3,3'ten yüzde 3,2'ye geriledi. 2027 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde olduğu gibi yüzde 4,1 seviyesinde korundu.
Piyasa katılımcıları enflasyonla mücadelede kısa vadede zorluklar yaşanabileceğini, ancak 24 aylık perspektifte belirgin bir düşüş öngördüklerini ortaya koydu. Dolar kurundaki yukarı yönlü beklentiler ise dezenflasyon sürecinin önündeki risklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Editörün Analizi
Merkez Bankası'nın Haziran ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, kısa vadeli enflasyon ve döviz kuru beklentilerindeki yukarı yönlü seyrin sürdüğünü ancak uzun vadeli projeksiyonlarda sınırlı iyimserliğin korunduğunu ortaya koyuyor. Cari yıl sonu TÜFE tahmininin yüzde 29,14 seviyesine çıkması, dezenflasyon sürecine dair kısa vadeli şüphelerin devam ettiğini gösterirken, 24 ay sonrası beklentinin yüzde 18,29'a gerilemesi orta vadede fiyat istikrarına dönüş öngörüsünü yansıtıyor. Bu görünüm, TCMB'nin sıkı para politikası duruşunu korumasını gerektirebilecek bir zemine işaret ederken, faiz beklentilerindeki yatay seyir piyasanın yakın vadede bir gevşeme beklemediğini teyit ediyor. Özellikle 12 ay sonrası dolar/TL beklentisinin 55,72'ye revize edilmesi, kur geçişkenliği kanalıyla enflasyon üzerinde yukarı yönlü risklerin canlı kaldığına dair önemli bir sinyal niteliğinde. Büyüme beklentisindeki sınırlı düşüş ise sıkı finansal koşulların reel ekonomi üzerindeki etkisinin ölçülü seyredeceği varsayımını koruduğunu gösteriyor. Yatırımcılar açısından bu tablo, TL varlıklarda kısa vadeli dalgalanma potansiyeline karşın, dezenflasyon patikasına duyulan güvenin uzun vadeli enstrümanlara olan ilgiyi destekleyebileceği bir döneme girildiğini düşündürüyor.
