
Küresel enflasyon endişesi yeniden baş gösterdi
Yükselen enerji fiyatları, ABD'nin yeni gümrük vergileri ve yapay zeka alanındaki hızla artan sermaye harcamaları, yatırımcıların enflasyon endişelerini yeniden tetikledi.
Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların gölgesinde başlayan hafta, petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar seviyesini aşmasıyla yeni bir boyut kazandı. Artan jeopolitik gerilimin küresel tedarik zincirlerinde maliyet baskısı yaratması beklenirken, ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük tarifelerine yönelik yeni adımları ve teknoloji sektöründeki devasa yatırım patlaması enflasyon cephesinde alarm zillerini çaldırdı.
Küresel ekonomiyi eş zamanlı olarak vuran ve fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturma potansiyeli taşıyan bu üçlü gelişme, merkez bankalarının enflasyon görünümünde kısmi bir rahatlama gözlemlemeye başladığı hassas bir döneme denk geldi. Önümüzdeki hafta ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) İngiltere Merkez Bankası'na kadar birçok kurumun alacağı kritik kararlar öncesinde, yetkililerin yeni riskler karşısında hızlı refleks göstermesi gerekebilir.
Şahin tutum beklentisi
PGIM'in Avrupa başekonomisti Katharine Neiss, yaşanan gelişmeleri değerlendirirken, "Son gelişmeler, ekonomiyi yönlendirenin jeopolitik faktörler olduğunu, tersinin geçerli olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Genel enflasyon üzerindeki olumsuz arz şoku baskıları, merkez bankalarının şahin bir tutum sergileme eğilimini desteklemeye devam edecek" ifadelerini kullandı.
Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde ise perşembe günü yaptığı açıklamada, enerji şokunun daha da şiddetlenebileceği uyarısında bulunarak, "Enerji fiyatları ne kadar uzun süre yüksek seviyelerde kalırsa, genel enflasyonu o kadar fazla artırma olasılığı o kadar artar" değerlendirmesini yaptı.
Tarifeler ve teknoloji zamları
Enflasyonist baskılar yalnızca petrolle sınırlı değil. Trump yönetimi, yatırımcılara bir gecede yeni gümrük vergileri getirilebileceği sinyalini verirken, büyük ticaret ortaklarından yapılan ithalatlara yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında değişen oranlarda gümrük vergisi uygulama vaadinde bulundu. Bu belirsizlik, piyasalarda korumacı politikaların fiyat seviyelerini ne ölçüde etkileyeceğine dair soru işaretlerini artırdı.
Öte yandan, yapay zeka alanına yönelik devasa yatırım dalgasının somut göstergeleri gelmeye devam ediyor. Alphabet, bu yılki sermaye harcamaları tahminini 205 milyar dolara kadar yükseltti. Bu denli büyük ölçekli harcamaların talep kaynaklı enflasyonist etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.
Büyük teknoloji şirketlerinin fiyat belirleme gücü de endişeleri körüklüyor. Apple, bellek çipi ve depolama alanında yaşanan benzeri görülmemiş kıtlığın yol açtığı artan girdi maliyetlerini telafi etmek amacıyla tüm Mac, iPad, ev cihazları ve Vision Pro ürünlerinin fiyatlarını yükseltti.
Uzun vadeli risk: Yapay zeka harcamaları
Goldman Sachs'ın döviz ve gelişmekte olan piyasalar başstratejisti Kamakshya Trivedi, Bloomberg TV'ye yaptığı değerlendirmede, gümrük vergilerinden ziyade enerji şoku ve teknoloji harcamalarının kendisini daha fazla endişelendirdiğini belirtti. Trivedi, "Şu anda enerji sektöründen kaynaklanan enflasyonist baskı konusunda çok daha fazla endişeliyim; bence dikkat etmemiz gereken de budur. Buradaki daha uzun vadeli ve daha önemli faktör ise yapay zeka yatırım harcamalarıdır ve bu alandaki görüş değişikliklerinin, piyasalar genelindeki tepkinin temel itici gücü olacağını düşünüyorum" dedi.
Finans piyasalarında acil bir faiz oranı değişikliği beklenmese de enflasyon endişesiyle geçen yaz aylarının devam etmesi muhtemel görünüyor. Küresel tahvil getirilerindeki yükseliş, tüketici fiyatlarının kontrolden çıkma riskine ilişkin yatırımcı hassasiyetinin çarpıcı bir yansıması olarak öne çıkıyor. Hisse senedi piyasalarında ise S&P 500 endeksi, haftalık bazda üst üste ikinci kez düşüş kaydetmeye hazırlanıyor.
Tüm bu gelişmeler, G7 ülkeleri başta olmak üzere gelişmiş ekonomilerin para politikası yapıcıları arasında yapılacak müzakereler üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Yetkililerin, birbiriyle bağlantılı bu çok yönlü enflasyonist tehditler karşısında nasıl bir strateji izleyeceği önümüzdeki dönemin en kritik sorusu olmaya aday.
Editörün Analizi
Orta Doğu'daki jeopolitik tırmanışla petrol fiyatlarının 100 doları aşması, ABD'de Trump yönetiminin yeni gümrük tarifesi sinyalleri ve teknoloji devlerinin yapay zeka odaklı devasa yatırım harcamaları, küresel enflasyonla mücadelede hassas bir döneme girildiği bir anda maliyet ve talep kaynaklı baskıları şiddetlendiriyor. PGIM Başekonomisti Katharine Neiss'in de vurguladığı gibi ekonomiyi yönlendirenin jeopolitik faktörler olduğu bu konjonktür, merkez bankalarının şahin duruşunu pekiştirirken, Apple'ın artan girdi maliyetlerini fiyatlarına yansıtması enflasyonun teknoloji kanalıyla yayılma riskini gösteriyor. Goldman Sachs stratejisti Kamakshya Trivedi'nin enerji şoku ve yapay zeka harcamalarını gümrük vergilerinden daha büyük bir tehdit olarak gördüğünü açıklaması, piyasaların odağının ticaret politikalarından teknoloji kaynaklı talep enflasyonuna kaydığını teyit ediyor. Acil bir faiz adımı beklenmese de enflasyon endişesiyle yükselen tahvil getirileri ve S&P 500'deki haftalık kayıplar, yatırımcıların fiyatlamalarda temkinli pozisyon aldığını ortaya koyuyor. Bu çok yönlü baskılar, G7 başta olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının önümüzdeki dönemde atacağı adımları piyasaların en kritik gündem maddesi haline getiriyor.
