
Dolar Endeksi ABD-İran Anlaşması Sonrası 10 Günün En Düşüğüne Geriledi
ABD-İran savaşını sona erdiren anlaşma, güvenli liman doları baskılayarak endekste sert düşüşe yol açtı. Euro, sterlin ve yen yükselirken dolar/TL 46,2750 seviyesine oturdu.
ABD-İran Anlaşması Doları Baskıladı, Endeks 10 Günün Dip Seviyesinde
ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdiren anlaşma, küresel piyasalarda risk algısını değiştirdi. Jeopolitik gerginliklerin ve enflasyon endişelerinin hafiflemesiyle güvenli liman olarak görülen dolar, diğer para birimleri karşısında değer kaybetti.
Dolar endeksi, yüzde 0,28 düşüşle 99,471 seviyesine gerileyerek 5 Haziran'dan bu yana en düşük seviye olan 99,55'i gördü.
- Euro: Asya seansında %0,4 değer kazanarak 1,16174 dolara yükseldi.
- Sterlin: %0,4 artışla 1,3461 dolar seviyesine ulaştı.
- Japon Yeni: 160,23 seviyesinden 160,02 seviyesine toparlandı.
Bu hareketlilikte dolar/TL 46,2750 seviyesinde dengelenirken, euro/TL 53,8210 seviyesinde işlem gördü.
Uzmanlar, ABD-İran anlaşmasının piyasalara kısa vadede olumlu yansıyacağını, ancak doların gelecekteki yönünün ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarıyla şekilleneceğini belirtiyor.
Editörün Analizi
ABD ile İran arasında sağlanan anlaşma, küresel risk algısını belirgin şekilde yumuşatarak güvenli liman talebini zayıflattı. Dolar endeksinin 5 Haziran'dan bu yana en düşük seviye olan 99,55’e kadar çekilmesi, jeopolitik primlerin hızla fiyatlardan silindiğini gösteriyor. Euro ve sterlinin Asya seansında yüzde 0,4 değer kazanması, sermayenin yeniden riskli varlıklara yöneldiğinin işareti. Japon yeninde gözlenen toparlanma ise dolar satışlarının geniş tabana yayıldığını teyit ediyor. Bu tablo, kısa vadede gelişmekte olan ülke para birimleri için olumlu bir zemin oluştursa da dolar/TL'nin 46,2750 seviyesinde yatay kalması, yerel dinamiklerin ayrıştığına işaret ediyor. Piyasalardaki rahatlama, enerji arzına dair endişeleri de hafifleteceğinden enflasyon beklentileri üzerinde dolaylı bir baskılayıcı etki yaratabilir. Bununla birlikte doların orta vadeli yönü, jeopolitik gelişmelerden çok Fed'in faiz politikalarına dair beklentilerle şekillenecek. Yatırımcılar için bu görünüm, güvenli liman pozisyonlarının gözden geçirilmesi gerektiğini ancak asıl belirleyicinin merkez bankası kararları olmaya devam edeceğini ortaya koyuyor.
