
Yabancı hissede alıma döndü
TCMB verilerine göre, yabancı yatırımcı 8 Mayıs haftasında hisse senedinde 215 milyon dolarlık net alım yaparak yeniden alıcı tarafına geçti. Tahvilde de 121 milyon dolarlık alım gerçekleşti.
Yabancı Yatırımcı Hissede Net Alıcı Oldu
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan verilere göre, 8 Mayıs haftasında yabancı yatırımcılar hisse senedi piyasasında alım tarafına geçti. Söz konusu haftada hisse senetlerinde 215 milyon dolarlık net alım gerçekleştirildi. Bu gelişme, Nisan ayının son haftasında yaşanan 200 milyon doları aşan satış dalgasının ardından piyasalarda olumlu bir dönüş sinyali olarak değerlendirildi.
Tahvil Piyasasında da Pozitif Seyir
Aynı hafta içerisinde tahvil piyasasında da pozitif bir tablo ortaya çıktı. TCMB verileri, yabancı yatırımcıların tahvilde 121 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdiğini gösterdi. Oysa bir önceki hafta tahvil tarafında 231 milyon dolarlık net satış kaydedilmişti. Bu veri, yabancı ilgisinin hem hisse hem de tahvil cephesinde eş zamanlı olarak toparlandığına işaret ediyor.
Veriler Ne Anlama Geliyor?
Yabancı yatırımcıların hisse ve tahvilde eş zamanlı alım yapması, Türkiye piyasalarına yönelik risk iştahının kısa vadede arttığını gösteriyor. Uzmanlar, söz konusu sermaye girişlerinin sürdürülebilir olup olmayacağının önümüzdeki haftaların verileriyle netlik kazanacağını belirtiyor. Piyasalarda izlenen bu hareketlilik, yatırımcı güveninin yeniden inşa sürecine girdiğine dair önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.
Editörün Analizi
Yabancı yatırımcıların Mayıs ayının ikinci haftasında hisse senedinde net alıma dönmesi, Nisan ayındaki güçlü satış dalgasının ardından piyasa duyarlılığı açısından kritik bir kırılma noktasına işaret ediyor. Hisse senedinde kaydedilen girişle eş zamanlı olarak tahvil piyasasında da net alım görülmesi, bu iyimserliğin yalnızca kısa vadeli bir borsa rallisine yönelik olmadığını, aynı zamanda Türk varlıklarına yönelik daha geniş bir portföy yaklaşımının benimsendiğini gösteriyor. Sermaye akışının iki temel enstrümanda birden pozitif seyretmesi, ülke risk primindeki daralma beklentisini besleyerek Borsa İstanbul'da endeks üzerindeki yükseliş baskısını destekleyebilir. Bu alım dalgası, sıkılaşan küresel likidite koşullarına rağmen Türkiye piyasalarının göreceli olarak cazip risk-getiri profili sunduğuna dair bir algının oluştuğunu ortaya koyuyor. Veriler, özellikle lokal seçim belirsizliğinin geride kalmasının ardından yabancı yatırımcı güveninde kademeli bir iyileşme yaşandığını teyit ediyor. Önümüzdeki süreçte bu sermaye girişlerinin ivme kazanıp kazanmayacağı, özellikle kurumsal yatırımcıların pozisyonlanmaları ve TCMB rezervlerindeki seyir açısından yakından izlenecektir. Sürdürülebilir bir yabancı ilgisi, Türk finansal varlıklarının yeniden dengelenme sürecinde önemli bir katalizör işlevi görebilir.
