
İran’a İlişkin Azalan İyimserlikle Küresel Hisse Senetleri Düşüşte
ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik yeni saldırı planlarını ertelemesine rağmen piyasalarda endişe sürüyor. Brent petrol 110 dolar seviyesine gerilese de yüksek fiyatlar ve enflasyon korkuları borsaları baskılıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıları iptal ettiğini açıklaması, küresel piyasalarda kısa süreli bir rahatlama sağlasa da endişeleri tamamen dağıtmadı. İran ile ilgili belirsizliklerin sürmesiyle hisse senetleri üst üste üçüncü günde de düşüşünü sürdürdü.
Asya Borsaları Sert Kayıplar Yaşadı
Asya hisse senetleri ortalama yüzde 0,7 değer kaybederken, MSCI tüm dünya endeksi yüzde 0,1 geriledi. Özellikle Güney Kore borsası, ABD'de çip üreticilerinin satış baskısı altında kalmasının ardından yüzde 3,6 gibi keskin bir düşüş gösterdi. Nasdaq 100 vadeli işlemleri de negatif seyretti.
Petrol Fiyatlarında Gerileme Sınırlı Kaldı
Trump'ın İran'a yönelik yeni bir saldırıyı ertelediğini açıklamasıyla Brent petrol yüzde 2 düşerek varil başına yaklaşık 110 dolara kadar çekildi. Ancak Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapalı olması nedeniyle emtia bu yıl genelinde yüzde 80'lik yükselişini koruyor. Kritik boğazdaki tıkanıklık, küresel enerji arzına ilişkin kaygıları canlı tutuyor.
Tahvil Getirileri Rekor Seviyelere Ulaştı
Yüksek seyreden petrol fiyatları ve enflasyon endişeleri devlet tahvilleri üzerindeki baskıyı artırdı. ABD’nin 30 yıllık tahvil getirisi bir baz puan yükselerek yüzde 5,13 seviyesine ulaştı ve önceki seansta 2023'ten bu yana en yüksek düzeyini görmüştü. Japonya’da ise 30 yıllık devlet tahvili getirisi, 1999 yılında ilk kez piyasaya sürüldüğünden beri en yüksek seviyeye çıktı.
"Yüksek petrol fiyatları ve yükselen getiriler ortamında risk iştahı biraz azalmaya başlıyor. Sürekli yüksek enerji fiyatları, beklenenden daha kısa sürede daha sıkı para politikası koşullarını beraberinde getirebilir." — KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer
Yükselen ABD tahvil faizleri, Asya'daki hisse senedi rallisi için tehdit oluştururken, yapay zekâ patlamasına duyulan iyimserlikle artan enflasyon korkuları arasında hassas bir denge kurulmaya çalışılıyor. Uzmanlar, Fed’in faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutma ihtimalinin piyasaları yakından ilgilendirdiğini belirtiyor.
Editörün Analizi
Küresel piyasalar, İran'a ilişkin belirsizliklerin tam anlamıyla dağılmaması nedeniyle temkinli seyrini koruyor. Trump'ın saldırı iptali jeopolitik risk priminde kısmi bir gerileme sağlasa da, Hürmüz Boğazı'ndaki fiili tıkanıklığın sürmesi enerji arz güvenliğine dair endişeleri canlı tutuyor. Brent petroldeki sınırlı geri çekilme, emtianın yılbaşından bu yana kaydettiği güçlü yükselişi gölgelemekten uzak. Yüksek enerji maliyetleri enflasyon beklentilerini beslerken, ABD ve Japonya gibi büyük ekonomilerin uzun vadeli tahvil getirilerinde görülen yukarı yönlü baskı, sıkı para politikası adımlarının gündemde kalacağına işaret ediyor. Yatırımcılar açısından bu tablo, risk iştahının kırılganlaştığı ve hisse senedi piyasalarındaki ralli için finansman koşullarının zorlaştığı bir döneme girildiğini gösteriyor. Asya borsalarındaki sert kayıplar ve özellikle teknoloji hisselerinde süregelen satış baskısı, yapay zekâ odaklı iyimserlik ile enflasyon endişeleri arasındaki hassas dengenin bozulabileceği uyarısını yapıyor. Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutma ihtimali, önümüzdeki dönemde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan piyasalarda varlık fiyatlamaları açısından belirleyici olacak. Bu ortamda yatırımcıların enerji maliyetleri, tahvil getirileri ve merkez bankası yönlendirmelerine daha fazla odaklanması beklenmeli. Böylesi dönemlerde güvenli liman arayışı ve sektörel rotasyon eğilimleri ön plana çıkabilir.
