
Savaşın başından bu yana altındaki kayıp yüzde 11'i buldu... ABD'li uzmanlardan 'alım fırsatı' sinyali
ABD/İsrail-İran savaşı sekizinci haftasına girerken altın fiyatları savaş öncesine göre yüzde 11 değer kaybetti. Ancak ABD'li uzmanlar, bu düşüşün bir alım fırsatı olduğunu ve yüksek petrol fiyatlarının altının cazibesini artıracağını belirtiyor.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın sekizinci haftasında altın piyasasında yaşanan gelişmeler yatırımcıların dikkatini çekiyor.
28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından uluslararası piyasalarda altın fiyatları yaklaşık yüzde 11 oranında geriledi. Ancak uzmanlar bu kaybın bir zarar değil, aksine bir alım fırsatı olduğu görüşünde birleşiyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin de altının cazibesini artırması bekleniyor.
Altın Fiyatlarındaki Düşüş ve Uzman Yorumları
Vadeli işlem aracı kurumu Altavest'in kurucu ortağı Michael Armbruster, MarketWatch'a yaptığı açıklamada, enerji fiyatlarının uzun süre yüksek seyredeceğini ve bunun büyümenin önünde büyük bir engel oluşturacağını belirtti. Armbruster, bu yılın ikinci yarısındaki makroekonomik ortamın altın için daha elverişli olacağını ifade etti.
Altın fiyatları bu yılın başlarında rekor seviyelere ulaşmıştı. 27 Şubat'ta 5.247,90 dolardan kapanan ons altın, savaşın başlamasıyla birlikte yüzde 10,6 değer kaybetti. Mart ayı boyunca toplamda yaklaşık yüzde 11'lik bir düşüş yaşandı. Dow Jones Market Data'ya göre bu, Haziran 2025'ten bu yana görülen ilk aylık düşüş ve yaklaşık 13 yılın en büyük aylık gerilemesi oldu.
Kriz Piyasalarında Tipik Bir Örüntü
Money Metals Exchange'in Başkanı ve CEO'su Stefan Gleason, savaşın patlak vermesinden bu yana yaşananların kriz piyasalarında oldukça tipik bir örüntü olduğunu söyledi. Altının jeopolitik endişeler ve güvenli liman talebi nedeniyle başlangıçta yükseldiğini ancak likidite ihtiyacı ortaya çıktıkça ve gündem enflasyon endişelerine kaydıkça fiyatın gerilediğini belirtti.
Gold Newsletter editörü Brien Lundin ise altının diğer tüm varlık piyasalarıyla aynı kefeye konduğunu ve bu nedenle ABD/İsrail-İran çatışmasından etkilendiğini ifade etti. Lundin, bölgede barış umutlarının kötüye gitmesi sonucu petrol fiyatlarındaki artışın, ABD Merkez Bankası'nın para politikasını sıkılaştıracağı endişelerini tetiklediğini ve bunun piyasaları çöküşe sürüklediğini kaydetti.
Petrol Fiyatları Altına İlgiyi Artırabilir
Altavest'ten Armbruster, yüksek petrol fiyatlarının bu yılın ikinci çeyreğinde GSYİH büyümesinin yavaşlamasına katkıda bulunmasının muhtemel olduğunu, bunun da altına olan yatırımcı ilgisini artırabileceğini söyledi. Armbruster, ABD'nin hala daha fazla para basılarak finanse edilecek trilyonlarca dolarlık bir açık verdiğini ve bunun da altının cazibesini artırdığını vurguladı.
Altın fiyatları yıl başından bu yana yüzde 8,1 artış kaydetmiş olsa da geçen yılki yüzde 60'ın üzerindeki yükseliş düşünüldüğünde bu kazanç sınırlı kalıyor. Lundin, altındaki dalgalanmanın Batılı yatırımcıların piyasaya dahil olmasıyla ortaya çıkan durumun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Batılı yatırımcıların geçen yaz sonlarında altın piyasasına güçlü bir şekilde girdiğini ifade eden Lundin, bunun merkez bankalarının alımlarının ana itici güç olduğu dönemde görülmemiş keskin yükseliş ve düzeltmeleri beraberinde getirdiğini kaydetti.
Editörün Analizi
Savaş kaynaklı yüzde 11'lik altın düşüşü, uzmanlara göre bir alım fırsatı olarak değerlendiriliyor. Bu durum, jeopolitik krizlerin tipik bir piyasa örüntüsünü yansıtıyor: başlangıçtaki güvenli liman talebi, likidite ihtiyacı ve enflasyon endişeleriyle yer değiştiriyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin büyümeyi yavaşlatması ve ABD'nin artan bütçe açığı, altının orta vadeli cazibesini güçlendirebilir. Yatırımcılar için bu düşüş, özellikle yılın ikinci yarısında makroekonomik ortamın daha elverişli hale gelmesiyle stratejik bir giriş noktası sunabilir. Ancak kısa vadede volatilitenin devam etmesi beklenmeli; Batılı yatırımcı akışı ve merkez bankası alımları arasındaki denge fiyatlamalarda belirleyici olacak. Geçen yılki yüzde 60'ın üzerindeki yükseliş düşünüldüğünde, mevcut düzeltme tarihsel bağlamda olağan karşılanabilir. Piyasaların odağında ABD Merkez Bankası'nın savaş kaynaklı enflasyon baskısına nasıl yanıt vereceği yer alıyor. Altın, hem jeopolitik risk primi hem de para politikası beklentileri arasında sıkışmış durumda; bu da fiyat hareketlerini iki yönlü kırılgan kılıyor.
